
Ullman’lar trajik bir bahtsızlığa uğrar ve ailenin babası beklenmedik bir şekilde ölür. Dört çocuk anası çaresiz Dafna birden kendini, kederiyle başa çıkma mücadelesinin yanısıra, mali sorunlarla da boğuşurken bulur. Yataktan çıkamadığı üç ayın ardından hemşireliğe dönüp çift vardiya çalışmaya başlarken, on yedi yaşındaki kızı Maya’ya güvenmektedir. Maya ise hayallerini kovalamak ya da ailenin diğer fertlerine bakmak arasında kararsız kalmıştır. Eylül başıdır ve okulun ilk günüdür. Çoğu ailede bu olay heyecan yaratır; Ullman’lar için ise, birbiri ardınca bunalımların patlak vermesi anlamına gelecektir.




